Ana içeriğe atla

Paylaştığım Noktalar

Arama Yap
Giriş Sayfası
English
  

Microsoft Tech-Ed EMEA 2008 - IT Pro'dayım
Bu seneki Microsoft Tech-Ed EMEA - IT Pro toplantısında 4 adet laboratuvar çalışmasını yönetmek ve Ask the Experts standında dünyanın birçok yerinden katılan diğer MVP'ler ile katılımcıların sorularını yanıtlamak üzere yarın sabah İspanya'ya gidiyorum. Her sene binlerce kişiyi ağarlayan Tech-Ed organizasyonu Microsoft cephesindeki birçok yeniliği takip edebilmek için birebir bir organizasyon. İzlenimlerimi buradan paylaşıyor olacağım.
Microsoft Gelişim Atölyesinde MOSS 2007 üzerinde Yazılım Geliştirme Oturumu
Microsoft'un Certified ve Gold Certified Partner'ları ile etkileşimini artırmak amaçlı olarak İstanbul Dedeman Oteli'nde düzenlenen Microsoft Gelişim Atölyesi'nde 27.08.2008 Çarşamba günü 13:30'da başlayan ve 3 oturumdan oluşan MOSS 2007 üzerinde yazılım geliştirme seminerim olacaktır. Seminerin içeriğinde MOSS 2007'de yazılım geliştirmek için kullanılan araçlardan, MOSS 2007 üzerindeki genişletilebilir bileşenlerden bahsedilecektir.
 
Microsoft Gelişim Atölyesi'nin web sitesindeki takvime bakacak olursanız zengin bir içeriğe sahip olduğunu göreceksiniz. http://www.msgelisimatolyesi.com/GelisimAtolyesiKampi/Calendar.aspx adresinden takvime ulaşabilirsiniz.
Petek Dinçöz tutamamış kaçırmış :P
İki kaset kapağındaki benzerlik dikkatinizi çekti mi? :P
Apo
Petek
Bir Kaş Tatili - 7: Kaş Fotoğrafları
Kaş'ta hediyelik eşya ararken Sempati'nin karşısında Silk Road / İpek Yolu adında bir dükkan keşfettik. Tunç Üvendire ve eşi Semra Yılmaz, kendi çektikleri fotoğraflardan çok kaliteli kartpostal baskıları ve posterler hazırlamışlar, bunları diğer hediyelik eşyalarla beraber satıyorlar. Hatta "My Name is Kaş" isminde bir kitap içerisinde tüm kartpostallarını toplamışlar.
 
Biz onlar kadar bu işte profesyonel değiliz ama bizim de çektiğimi birkaç fotoğraf var tabi :p Yine de Silk Road havasını gitmeden yaşamak istiyorsanız işte adres: http://www.photogallerykas.com/
 
Kaş'a gitmenizi şiddetle tavsiye eder, Tunç Bey ve Semra Hanım'ın fotoğraflarının bir an önce Kaş'a gitmeniz için yeterli itici güç olmasını umarım :P
Bir Kaş Tatili - 6: Kaş'ta Nereleri Gezilir?
Kaş zaten küçük bir mekan. Kendi içerisinde bir antik tiyatroyu ve Kaş'ın simgesi olan kral mezarını barındırıyor. Ama bunlar sizi pek açmıyorsa Kaş'ta bir sürü tekne turu yapan firmalar ve şahıslar var.
 
Kaş'ta yapılabilecek belli başlı 3 tur var: Adalar, Saklıkent, Kekova.
 
Kekova turunda tekne ile Kekova'ya gidiş, yol üzerinde bir çok yerde mola verip yüzme, tarihi mekan gezme imkanınız var. Adalar turu tamamiyle yüzme odaklı bir tur. Tekne ile açılıp civar koylarda molalar verip yüzüyorsunuz. Saklıkent turu ise teknesiz, araçlarla gidiliyor. Safari adı altında, jiplerle Saklıkent'in aşağı kısımlarında gezme çok keyifli gözüküyor.
 
Biz tekne turları ile Kaş'a gelmeden de çok ilgiliydik. Savonia, Nur Otel'in biraz aşağısında, aslında çaprazında gibi kalıyor. Cumhur Bey, son derece ilgili, kibar, yardımsever bir kişi. Bize tüm turlarını detaylı olarak anlattı ve diğer turlardan farklı olduklarını bize gösterdi.
 
Savonia ile Kekova turu normal tekne turlarından biraz pahalı; kişi başı 60 YTL. Nedenlerini ise Cumhur Bey
 
  • 40 kişilik tekneye en fazla 15 kişi almaları
  • Çocuk kabul etmemeleri
  • 6 çeşit yemek,çay, meyve ikramları olması
  • Kekova'ya Kaş'tan deniz yoluyla gitmek yerine kara yoluyla önce Üçağız'a gitmeleri, ardından Kekova'ya tekne ile geçmeleri sayesinde katılımcılara zaman kazandırmaları
  • Tüm yolculuk boyunca jazz, blues ve alternatif müzik çalmaları

şeklinde açıklıyor. Emin olun bu bahsettiklerini yapıyor ve size gerçekten çok farklı bir tekne turu deneyimi kazandırıyor. Yol üzerinde Kale Köy'de durup da Cafe ANKH'da yediğiniz muzlu ve şeftalili dondurmanın tadını unutamayacaksınız.

Savonia'dan alabileceğiniz tek hizmet bu değil. Biz araç da kiraladık. Cumhur Bey size Kaş'taki en uygun fiyata en güzel aracı sağlayacaktır. Aracı kiraladıktan sonra Fethiye tarafına doğru uzanıp Kaputaş plajını, Patara'yı, Saklıkenti ve Ölüdeniz'i ziyaret edebilirsiniz. Kaputaş, Fethiye yolu üzerinde kalan çok küçük bir plaj; Patara yangın geçirmiş,tarihi eserleri güzel ama denizi çok dalgalı ve kumlu bir plaj; Ölüdeniz ise artık hiç bir özelliği kalmamış bir plaj ( Ölüdenize 10 seneden fazladır gitmemiştim, son gittiğim şekliyle şimdiki şekli arasında dağlar kadar fark var ). Ama saklıkent gerçekten çok güzel bir deneyim, kanyon yürüşünü yapmak için o kadar yol gerçekten gitmeye değer.

Kaş'taki birçok tekne turu organize eden firma gibi Savonia da paragliding, diving, kayaking, yunuslarla yüzme gibi aktivitelerde sizlere yardımcı oluyor. Zaten Cumhur Bey ile bir kez konuşmanız, eğer yapmak istiyorsanız, tüm bu aktiviteleri Savonia ile yapmanız için yeterli olacaktır.

Savonia ile Kekova turu yaptıktan sonra Adalar turu için özel teknek kiralamak istedik. 10 kişilik bir tekne 250 - 300 YTL civarlarına 1 günlüğüne sizin olabiliyor. Bu fiyata yemek, meyve, çay, kaptanlık ve rehmerlik hizmetleri dahil. Sadece içeceklerinizi kendiniz getiriyorsunuz. Bu tipteki tekneleri akşam saat 21:00'den sonra limanda göreceksinizdir. Gündüzleri 10:00 - 19:00 arasında denizde olan bu tekneler akşamları müşterileri ile limada bir araya gelirler. Siz de konuşup ister toplu turlara, ister özel turlara katılabilirsiniz.

Bizden önce Kaş'a giden bir arkadaşımız Halil Kaptan ile Adalar turu yapmış ve çok memnun kalmış. Biz de Halil Kaptan'ın Bartu isimli teknesini 1 günlüğüne kapattık ve Adalar turu yaptık.

Bartu

Halil Kaptan ve eşi Ayşe teyze size tüm gün çok iyi bakacaklardır. Üşütmemeniz için size anne babanız gibi tavsiyelerde bulunacaklar, ev yemekleri ile evinizi aratmayacaklardır. Evinizi aratmaması gerçekten doğru; tekneyi evleri gibi kullandıkları için biraz dikkatli olmanızı rica ediyorlar. Denizden çıkar çıkmaz kurulanmadan kıçtaki minderlere oturmamanızı, atlarken ön taraftan atlamanızı rica ediyorlar, ama sudan çıkarken motorun önüne gidip orada kurulanır ve oradan suya atlarsanız hiç probleminiz olmaz. Çok şeker insanlardır, sizleri çocuklarından farklı görmezler.

Tekne kapatıp gezmek çok keyifli birşey olduğu için arkadaşlarla bir kere daha tekne turu yapmak istedik. Bu sefer de Serkan ve abisinin işlettiği Germania isimli tekne ile demir aldık.

Serkan çok enteresan bir kaptan. Yaşı benim kadar olsa gerek. Diğer teknelerde balık isterseniz sabah balıkçıdan alıp tekneye getirirler, Serkan ise size yüzme molası verdiğinde eline zıpkını, gözüne şnorkeli, ayağına da paletini alır ve dalar denizin dibine; öğlen yemeğini çıkartmaya. Siz de isterseniz onunla gidip dalabilir, avlanmaya yardımcı olabilirsiniz.

Serkan çok güzel ve çok kısa sürede yemek yapar; şaşar kalırsınız. Bir pilav, salata, balık yaptı ki, gerçekten başka yerde o lezzeti bulamazsınız.

Mola verildiğinde eğer siz ona, ondan rahatsız olmayacağınızı hissettirirseniz gelir denizde sizinle yüzer, sizi enteresan yerlere götürür. Mesela bizi Büyük Çakıl'ın biraz ilerisindeki soğuksu denen alana götürdü. Gerçekten de buz gibi dağ suyunun içinde yüzme deneyimini onun sayesinde yaşamış olduk.

Bir Kaş Tatili - 5: Kaş'ta Nerede Eğlenilir?
Kaş'ta nereye giderseniz gidin Radyo Eksen çalıyormuş gibi hissedersiniz.
 
Kaş'ta bar anlamında herkesin bildiği ve tek geçtiği mekan Mavi.
 
Aklımda bir teori var. Bence Mavi Bar zamanında Kaş'taki tek alternatif, rock, metal çalan mekanmış, çok tutmuş, sonra buranın benzeri yerler açılmış, bu sefer Kaş'ın profili bu yönde değişmiş ve restoranlardan tekne turlarına kadar alternatif müzik, jazz, rock müziğe damgasını vurmuş.
 
Mavi saat 22:00'dan itibaren dolmaya başlayan ve 23:00'dan itibaren oturacak yer bulunmayan, yer bulamadığınızda da karşısındaki kaldırımda içkinizi alıp müziğinizi dinleyeceğiniz bir mekan. Kaş'a gitmeden önce hakkında çok şey duydum, ama aradığımı bulamadım. Mavi, Kaş'a alternatif müziği tanıtmış, Kaş bu müziği benimsemiş, benimseyince bu sefer Mavi'nin bu "tek alternatif müzik çalan mekan" özelliği kaybolmaya başlayınca bu sefer biraz daha popüler müziğe kaymaya başlamış. Ancak yine de, Türkiye'deki en geniş jazz albüm arşivine sahip mekan olarak biliniyor ve ciddi saygınlığı var.
 
Yaşlısı, genci, çocuğu Mavi'yi ağzından düşürmüyor. Bir sabah kahvaltısı sırasında havuzda yüzen iki orta yaşın üzerindeki teyze "dün gece neredeydiniz?" "Mavideydik" diye diyaloglar yapabiliyor, hatta iki küçük çocuk aileleriyle akşam Mavi'de olacaklarını konuşabiliyorlar. Mercan'daki Mustafa Bey'den Derya'daki Fırat Bey'e kadar Kaş'ta ne kadar esnaf varsa hepsi de orada. İster esnaf, ister tatilci, ister Kaş'ın yerlisi olun, illa ki geceyi Mavi'de kapayacaksınızdır.
 
Mavi'nin hemen yanında Efendi isimli bir yer var. Burada bazı zamanlarda canlı müzik oluyor. Çok kaliteli gruplar geliyorlar.
 
Ama ya Sun Cafe - Bar? Sun, Efendi'yi biraz geçince Mercan'ın karşısında kalıyor. Burada Blues A'La Turca isimli bir grup blues çalıyorlar. 1 lead gitar, 1 perküsyon ve 1 bas gitardan oluşan bu grup her gece Sun Cafe Bar'da 23:00'dan sonra çalmaya başlıyorlar.
 
Blues A'La Turca
 
Blues A'la Turca'nın lead gitaristi Fethi Slayer Amerika'da yaşıyor. Yazları bu 3 kişilik grupla Kaş'a gelip her gece müzik yapıyorlar. Diğer iki kişi kışın İstanbul'da farklı gruplarda çalıyorlar.
 
Blues A'la Turca Eric Clapton'dan Santana'ya, Bülent Ortaçgil'den Orhan Gencebay'a, ağızlarda dolaşan şarkıları blues formatında, kendilerine özgü anlatımlarıyla sunuyorlar. Sadece kendileri değil, barda oturan kişiler de enstrumanlarını getirip grupla çalabiliyorlar, ya da darbuka, def gibi enstrumanları da yine barda oturan kişiler ellerine alıp oturdukları yerden gruba eşlik edebiliyorlar. Grubu dinlemeden Kaş'tan ayrılmayın. Yalnız tek problem var; her gece yaklaşık aynı parçaları çalıyorlar, 2 gece üst üste gitmek bu güzelliği bozabiliyor.
 
Sun Cafe Bar'ın yanından çıkan yokuşu takip ederseniz çok gitmeden sağda Deja-Vu'yu göreceksiniz. Deja-Vu, Kaş'ın gün batımını en iyi izleyeceğiniz yerler arasında. Güzel müziğinizi dinlerken bir iki kadeh birşeyler içmek ve manzaraya dalıp gitmemek içten bile değil.
Deja-Vu ve Uysal Kumrumuz
Bir Kaş Tatili - 4: Kaş'ta Nerede Ne Yenir?
Küçük Çakıl akşamları o kadar sessiz o kadar sakin oluyor ki ayağınızı yere biraz sert vurmamak için uğraşıyorsunuz. Her restoranda, barda müzik var ancak tatilcileri rahatsız etmemek için bilinçli olarak kısık veriliyor gibi bir durum var; huzur verici.
 
Küçük Çakıl'da sahilde, her deniz kasabasında olduğu gibi birçok balık restoranı bulunmakta. Bunlardan en meşhuru Mercan. Bu Mercan Kaş'taki en eski balık restranlarından bir tanesi ama en popüleri. Bir kasaba restoranına göre çok büyük alana yayılmış bir bahçesi var. Değişik balıklardan böceklere zengin bir menüsü var. İstediğiniz deniz mahsülü hemen kapının girişinde bulunan temsili kayıkta, Mercan'ın işletmecisi şef Mustafa Bey veya ekibindeki diğer arkadaşlardan biri tarafından yıkanıyor, yanındaki tezgahta da kesilip temizleniyor. Mercan'ın eski garsonlarından Ümmet Bey'e kendinizi teslim ederseniz, size soracağı bir kaç soru ile o geceki menünüzü sizin için oluşturacaktır. Çok iyi niyetli, bilgili ve sizi tatmin edecek bir kişi kendisi ama kendizi çok da ona emanet etmeyin, en iyi sofrayı size hazırlayayım derken gelecek hesabı bazen düşünmeyebiliyor :P Ücretleri haliyle pahalı ancak diğer balık restoranlarıyla arasında çok da büyük uçurumlar yok. Genellikle Lagos tatilcilerin tercihi. Az bulunan bir balık olduğundan ötürü de kilosu 100 YTL. Genel olarak 2 - 2,5 kilo çeken bu balık 4 kişiyi rahat doyurur. Bunun yanında karavida da yenebilir; o da aynı fiyat :P
 
Ben ve eşim denizcil tipler değilizdir. Yılda 2 ya da 3 kere Yeniköy'deki balıkçılara ya da Arnavutköy'deki Adem Baba'ya gideriz. Dolayısıyla deniz ürünleri hakkında yorum yapmak ya da ahkam kesmek bize düşmez. AMA :P ya bu karavida denen böceğin eti tatlı, mayhoş bir tatlılığı var ve gerçekten bizim ağız tadımıza göre değil. Dolayısıyla isterseniz bir tadın, en azından biri sizei karavida önerdiğinde bir fikriniz olsun, ama sonra bir daha asla yemeyin :P
 
Ben ve eşim gibi deniz canlılarıyla aranız pek yoksa üzülmeyin; istemediğiniz kadar kebapçı, restoran var Kaş'ta. Uzun çarşı olarak bilinen, yerleri özel olarak döşenmiş, küçük ama Kaş'ın simgesi olan anıt mezar ile sahil arasında hoş bir gezinti yapmanızı sağlayacak sokağın sonunda Bahçe isminde bir mekan var. Bu mekan da tatilcilerin gözde mekanı. Öyle ki, bir gün önceden rezervasyon yaptırmazsanız o gece yemekte Bahçe'de yer bulamayabilirsiniz.
 
Bahçe'nin menüsü zengin. Izgara çeşitlerinden zeytinyağlılara, balıktan bonfileye geniş bir menü sunuyor. Özellikle arnavut ciğerini, taze fasulyesini, içli köftesini, çöp şişini ve orta pişmiş bonfilesini tavsiye ederim.
 
En özelini sona sakladım: Sempati. Sevim Hanım 1992'de emekli olunca eşiyle beraber Kaş'a yerleşme kararı almışlar. Sevim Hanım'ın eli muhteşem; ne yapsa şahane yapıyor. Bundan olsa gerek Sempati adında bir restoran açmışlar, yemeklerini kendileri yapıyor, mekanı kendileri işletiyorlarmış. Yanlış hatırlamıyorsam 1995 senesinde Sevim Hanım eşini kaybediyor ama Kaş'ı bırakmıyor. Yine yemeklerini yapıp restoranı işletmeye devam ediyor. Sormadım, emin değilim ama kardeşi olduğunu tahmin ettiğim bir bey ile işletiyor artık restoranı.
 
Sempati, sahilden uzun çarşıya girdiğinizde ilk sağa dönünce solda kalıyor. Fiyatları menüyü elinize aldığınızda uygun gelecektir ama kanmayın! Nedeni ise, porsiyonların 1 kişiye göre değil 2 kişiye göre hazırlanmış olmasından; yani fiyatlar uygun değil, süper ucuz :p İstanbul'da bir meze tabağı ne kadar büyük ise Sempati'de bu boyut iki katı, çorbalar deseniz öyle, 2 kişilik bir çoban kavurmaları var 4 kişi yerseniz anca bitirirsiniz, böyle bir durum. Biz ilk gece eşimle İstanbul'da yaptığımız gibi önce çorbayla başladık, bir iki meze ve ana yemek söyledik. Porsiyonları görünce şok olduk, anayemeklere dokunamadık bile. O yüzden sipariş verirken çok dikkat edin. Çorbayı az söyleyin, o zaman İstanbul'daki 1 porsiyona denk düşen çorbayı istemiş oluyorsunuz :P İki kişiyseniz sakın 2 cacık istemeyin, 1 cacığı zor bitireceksinizdir :P Makarna isterseniz dikkatli olun. Gerçekten abartmıyorum, giderseniz siz de göreceksiniz; bir spagetti bolonez istediğinizde 1 paket makarnanın üzerine, 2 kişinin rahatça doyabileceği büyüklükte bir kıymalı sos ile karşı karşıya kalacaksınızdır.
 
Sempati'de neler yenir? Bir kere Sevim Hanım'ın çerkez tavuğu bir accaip. Kesinlikle ortaya bir adet çerkez tavuğu almalısınız. Çoban kavurması muhteşem. Her gece yaprak sarma dolması var, mükemmeldir, kaçırmayın. Mantısı deseniz o da güzelmiş ( eşim yemişti, öyle diyor :P ). Sevim Hanım ne yapsa şahane yapıyor. Paçanga böreğini de lütfen bir tadın, 4 adet poğaça büyüklüğünde ama domtes, kaşar ve pastırmadan yapılmış paçanga böreği çok ama çok güzel.
 
Biz hiç gitmediysek en az 4 kere gitmişizdir Sempati'ye. Başka bir yere gitme ihtiyacı hissetmedik açıkçası. Sevim Hanım'ın eşsiz yemekleri ve hoş sohbeti, saf garson delikanlının mahcup, unutkan ama zararsız ve size tatlı gelen halleri sizi her gece Sempati'ye çekecektir.
 
Küçük Çakıl'da Mavi Bar ile Efendi Bar'ın arasında bir kumpirci var. Kumpir sevenler kaçırmasın, çok lezzetlidir.
 
Kumpirci'den Nur Otel'e doğru giderken Deja-Vu'nun karşısında 21:00'dan sonra bir lokma arabasında sıcacık tatlı lokma yeme şansınız da var. Accaip bir lezzet. "Biri beni durdursun" diye bağırasınız geliyor lokmaları hop hop yutarken :P
 
Mavi'de bir geceyi kapattıktan sonra hemen Mavi'nin önünde Şengül isimli bir bayan da yerde oturup, tüple ısıttığı sacında peynirli gözleme yapıp satıyor. Geceyi bir gözleme ile kapatmak iyi olur, tavsiye ederim.
Bir Kaş Tatili - 3: Kaş'ta Nerede Yüzülür
Otelde yerleşmemizi tamamladıktan sonra denize nereden girebileceğimizi öğrenmek için Fatih Bey ile görüştük. Meğerse Kaş'ta plaj yokmuş :P
 
Kaş'ta kayalıklar üzerine kurulmuş tesislerde şezlong ve şemsiye kiralanıyor, denize girmek için de bu tesislerdeki merdivenler kullanılıyor ya da direk denize atlanıyor. Denizin en az derin olan kısmı ise 8 metre. 2-3 adam genişliğinde bir alan var ama oraya da plaj denmez zaten :P
 
Kayalıklar üzerine kurulmuş bu tesislerden "Derya" sahildeki en güzel tesis. Şezlong ve şemsiyeleri çok kaliteli olmakla beraber yemeklerine bayılacaksınız. Sohbeti seven, işini ciddiye alan yerli personeli size çok yardımcı olacaktır. Plaj şefi Fırat Bey de, işletmecisi Ali Bey de çok sıcak ve ilgili insanlar.
 
Derya, balıktan sandwich'e çikolatalı sufleden meyve tabaklarına kadar birçok farklı lezzeti menüsünde bulundurmasına karşın pizza ve salatasını öne çıkartıyor. Bir adet pizza ustası bulunan Derya'daki pizzalar gerçekten de çok ama çok lezzetli. Yemenizi özellikle tavsiye edeceğim pizzalar Margarita, Cajun ve Ton Balıklı pizzalar. Bunun yanında Derya'da yiyip de memnun kalmadığımız hiç bir yemek yok. Özellikle Anadolu Tost'u ve Yörük Salata'yı şiddetle tavsiye ediyorum. Derya'da "Kuki" adıyla bilinen çikolatalı sufle de çok güzel. Gün içerisinde alkollü alkolsüz, yerli yabancı birçok içeceği de deneyebilirsiniz.
 
Ücretleri Kaş'ın ücretlerine göre uygun sayılır. Kaş genelde pahalı bir mekan olduğu için Derya'da verdiğiniz çok göze batmayacaktır. Normalde şemsiye ve şezlonglar ücretli ancak kişi başı 10 YTL ve üzeri hesap gelirse onların ücretini almıyorlar. Ayrıca gündüz saatlerini Derya'da geçirenlere ayrılırken akşam yemeği için %20 indirim fişi veriliyor. Bu sayede akşam yemeğinde avantaj elde ediyorsunuz.
 
Derya baya popüler bir mekan, dolayısıyla sabah çok erken saatlerde ( 09:00 - 10:00 arası ) Derya'ya gidip yer kapmanız gerekiyor. Eğer Fırat Bey ile iletişime geçerseniz bir gün önceden ona havlularınızı bırakabilir, sabah kimse gelmeden Derya çalışanlarının sizin adınıza istediğiniz şezlongları sizin için ayırmasını sağlayabilirsiniz. Ancak Derya'ya gelmek için 11:00'ı geçirmeyin; sizin için ayrılan yerleri kaptırabilirsiniz :P
Bir Kaş Tatili - 2: Kaş'ta Nerede Kalınır?
Kaş'ta kalmak için ister haftalık, aylık ya da sezonluk ev kiralayan kişilerle iletişime geçebilir, ister Küçük Çakıl'daki otellerle görüşebilir, isterseniz de civar yarımada ya da köylerde, lüks otellerde yer ayarlayabilirsiniz. Biz tavsiye üzerine Nur Otel'de kaldık.
 
Nur Otel'i tarif etmek aslında biraz karışık. Nur adı altında 3 farklı konaklama şekli var ( otelde görevli Fatih Bey var, o bile tam tarif edemiyor :P ). Üzerinde "Nur Otel" tabelası olan bina aslında herkes tarafından "Nur Apart" olarak biliniyor. Bu binada aslında 4 katta normal otel odaları bulunmakta ancak her katta bir adet de apart oda bulunmakta. Kartvizitlerinde bile "Hotel Nur Apart" yazmakta. Bu binanın biraz ilerisinde Fatih Bey'in "Nur Beach" olarak adlandırdığı ama yöre halkının "Nur Otel" olarak bildiği başka bir bina var. Orası da normal otel odası formatındadır diye düşünüyorum, zira bu karışık ifadeler sonucu "e Nur Beach nasıl?" diye soramadım :p
 
Biz Fatih Bey'in "Nur Apart burası" dediği ama üzerinde "Nur Otel" yazan, resepsiyonundaki kartvizitlerde ise "Hotel Nur Apart" yazan, halkın da "Nur Apart" olarak bildiği binada kaldık :P
 
201 numaralı oda bizim odamızdı. Odada klima, lcd televizyon vardı. Oda eski tip tasarlanmıştı.
 
Odanın en önemli özelliği manzarasıydı. Balkonumuzdan ön taraftaki havuzun ve kahvaltı edilen alanın görüntüsü aşağıdaki gibiydi.
 
Nur Otel'in Bahçesi
 
Odanın tam karşısında ise Meis ( Yunanca "Göz" anlamına geliyormuş; Kaş - Göz olayı yani :p ) adası tam olarak gözükmekteydi.
 
Meis
 
Meis, Kaş halkının dilinde. Yunan adası olması sorun değil, sadece adadakilerin istediği zaman pasaportsuz vizesiz Kaş'a gelebiliyor olması, Türkler'inse adaya gidebilmesi için Yunanistan vizesine sahip olmasının zorunlu olması Kaş yerlilerini rahatsız ediyor. Yerel sorunlar orada kalsın, adanın manzarası çok güzel. Adaya gidenler, adanın Kaş'tan çok farklı olmadığını söylüyor: "Biz burda rakı balık yapıyoruz, onlar uzo balık" diyorlar :p
 
Nur Otel oda - kahvaltı şeklinde çalışıyor. Oda kahvaltı 130 YTL. Kahvaltıları baya güzel oluyor. Hele bir de krep yaptıkları sabahlar değmeyin keyfime :p Benim akıtma olarak bildiğim şeyi onlar tatlı ekleyip adına krep diyorlar. Ben içine peynir sarıp yemeye bayıldım, masadaki diğer arkadaşlar pek hoşlanmadılar bu durumdan :P
 
Nur Otel'de rezervasyon yaptırmak için Nur Apart'ın web sitesine gidebilir, online rezervasyon yapabilir ya da sitedeki telefon numaralarından oteli arayıp rezervasyon yapabilirsiniz. Fatih Bey ile görüşürseniz size yardımcı olacaktır. Ayrıca sitede, Kaş hakkında bilgiler, aktiviteler vs. ile ilgili de bilgiler alabilirsiniz.
Bir Kaş Tatili - 1: Kaş'a Nasıl Gidilir?
Eşimle evlendiğimizde gerek benim işlerimin yoğun oluşundan, gerekse evlenmemizi biraz aceleye getirişimizden ötürü tatil ayarlayacak fırsatımız olmamıştı, balayına çıkamamıştık. Bu durumun acısını çıkartmak için yazın bir haftalık bir tatil ayarlamak istiyorduk.
 
Eşimin işyerinden bir arkadaşı uzun zamandır her yaz Kaş'a gittiğinden ve çok memnun kaldığından eşime bahsetmiş. Biz de aldığımız gaz ile daha mayıs ayından uçak biletimizi, kalacağımız yeri ayarladık, resmen tatile hazırdık.
 
Kaş'a birkaç türlü gitmek mümkün. İsterseniz otobüs isterseniz uçak yolculuğunu tercih edebilirsiniz. Biz uçak yolculuğunu tercih ettik, ama bana sorarsanız her ikisi de aynı kapıya çıkıyor. Neden derseniz izah edeyim...
 
İstanbul - Antalya arası uçuş süresi 50 - 60 dakika civarı. Uçuş saatinden 1 saat önce havalimanında olmak gerekli. İndikten sonra valizinizi almanız vs her uçuş için uçuş süresine en az 1,5 saat eklemeniz anlamına geliyor ( Buna bir çözüm bulmak lazım ya, neyse :P ). Dalaman havalimanı Kaş'a, Antalya havalimanından daha yakın. Ancak Dalaman'a olan uçuş sayısı çok az, dolayısıyla genelde Antalya havalimanına olan uçuşları tercih ediyor olacaksınızdır. Antalya havalimanında indikten sonra havalimanının önünde taksiler mevcut. Bu taksiler sizi 230 YTL'ye 3 - 3,5 saatte Kaş'a götürüyor; 2,5 + 3,5 etti mi size 6 saat. Hele bir de "230 YTL çokmuş, ben havalimanından 15-20 dakikada otogara gideyim, oradan da 4 saat süren bir minibüs yolculuğuna katılayım" derseniz o zaman da 2,5 + 4,5 etti mi size 7 saat. Otobüsle ya da arabanızla geliyor olsaydınız süre biraz daha uzun olmasına rağmen hem ucuza, hem beklemeden, belki geceden binip uyuya uyuya Kaş'a gelmeniz mümkündü, ama kaçırdınız napalım? :P
 
Eğer hala uçakla gelmekte ısracıysanız ve 3-4 kişi olarak Kaş'a gidecekseniz, gelmeden önce Kaş'ta taksici olarak çalışan Uğur Borucu'yu 535 - 549 - 5687 veya 242 - 836 - 1489 numaralı telefonlardan arayıp "Biz havalimanına şu saatte geliyoruz, bizi alıp Kaş'a getirir misiniz?" deyin, size yardımcı olacaktır. Normalde 230 YTL olan Antalya - Kaş arasını sizi 160 YTL'ye götürecektir. Kendisi çok hoş sohbet, eğlenceli ve temiz bir insandır. Sizinle yol boyunca arkadaşlık edecektir. Dalaman havalimanını tercih ederseniz yine size yardımcı olacaktır ama Dalaman havalimanını işletmesinden kaynaklı bir takım sorunlar, giriş ve otopark ücretlerinin olması gibi sebeplerden ötürü fiyat artacaktır.
 
Bir daha Kaş'a gelirken kendi arabamla gelmeyi planlıyorum. Yol üzerinde istediğiniz kadar durup vakit geçirmek, Kaş'a gelirkenki civar yerleşimleri ve alanları gezmek çok keyifli olacaktır. Tavsiye ederim.
 
Biz ne yaptık, ondan bahsedeyim. Sabah 06:20'de kalkan bir uçuşu seçtik ( Allahtan öyle yapmışız ). Antalya havalimanında 07:30 gibi olduk. Bavullarımızı biraz uzun bekledik. 08:10 gibi bavullarımızı aldık ve taksi ile 40 ytl'ye otogara geçtik. 08:30 gibi otogardaydık.
 
Antalya ile Fethiye'nin tam arası gibi kalıyor Kaş, yaklaşık 4 saatlik bir yolculuk. Otogarda Antalya - Fethiye arası çalışan birçok firma var. Herhangi birine atlayabilirsiniz. Kişi başı 16 YTL'ye otogardan Kaş'a gitmek mümkün. Bu yolculuk sırasında midibüs her semtin otogarına uğrayıp tekrar çıkıyor ve bol molalar veriyor. Bu nedenle biraz yorucu ve sıkıcı ama 4 kişiden daha az kişiyle gidiyorsanız maddi anlamda taksiden daha tercih edilebilir bir yol olacaktır.
 
Biz 09:00 midibüsüyle yola çıktık, dur kalk, dur kalk yapa yapa Kaş otogarına 13:00'da vardık.
 
Kaş'ta hem merkezde hem de civar yarımadalarda konaklamak mümkün. Merkezde konaklamak en uygunu, zira merkez dışında hiç bir yerde eğlence, yemek, gezinti vs yapmak mümkün değil.
 
Aslında küçük bir yer Kaş. Gidilecek yemek yerleri, eğlence mekanları hep belli. Dolayısıyla tüm eğlenceyi barındıran Kaş merkezinde ( Küçük Çakıl adıyla geçiyor aslında ) kalmak en anlamlısı. Biz, eşimin arkadaşının tavsiyesi ile Nur Otel'de rezervasyon yaptırmıştık.
1 - 10 Sonraki
MVP

 ‭(Gizli)‬ Yönetim Bağlantıları